DSİ ÜST YÖNETİM DEĞERLENDİRME VE EĞİTİM SEMİNERİ BAŞLADI

16.01.2026 / Gösterim Sayısı : 64 / Arşiv

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 2025 yılı faaliyetlerinin değerlendirileceği ve 2026 yılı hedeflerinin ele alınacağı Üst Yönetim Değerlendirme ve Eğitim Semineri, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımlarıyla başladı.

DSİ Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Üst Yönetim Değerlendirme ve Eğitim Semineri’ bu yıl İstanbul’da düzenleniyor. Üç gün sürecek seminerde; 2025 yılının faaliyet ve performans gerçekleşmeleri ile yeni dönem projeksiyonu ve hedefleri masaya yatırılacak.

Üst Yönetim Değerlendirme ve Eğitim Semineri’nin açılış toplantısına Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, DSİ Genel Müdür Yardımcıları ile merkez ve taşra teşkilatı yöneticileri iştirak ediyor.

2025 yılı bütçe ve performans gerçekleşmeleri ile 2026 yılı hedeflerinin değerlendirileceği Üst Yönetim Değerlendirme ve Eğitim Seminerinde; Kurak Şartlarda Sulama Faaliyetleri, İçmesuyu Temininde Genel Kuraklık Yönetimi, Sulama Otomasyonu ve Yazılımlar, Su Yapılarında Jeoteknik Çalışmaların Projelendirmeye Etkisi, Barajların Güvenliği ve İzlenmesi gibi başlıklarda ve DSİ’nin görev alanına giren güncel gelişmeleri içeren çok sayıda sunum gerçekleştirilecek.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Bakanlık olarak tarımda suyu merkeze alan politikaları üretiyor, uygulamaları bu minvalde devam ettiriyoruz.”

Seminerin açılış toplantısında konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşlerinin karar verici kadrolarının bir araya gelmesinin önemli olduğunu belirterek, bu tip toplantıların ortak aklın, tecrübenin ve kurumsal vizyonun güçlenmesine vesile olduğunu kaydetti.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün köklü geçmişi, güçlü teşkilat yapısı ve üstlendiği hayati görevlerle Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda stratejik bir rol üstlendiğini ifade eden Bakan Yumaklı, DSİ yalnızca baraj, gölet, sulama veya taşkın tesisi inşa eden bir kurum değildir. DSİ; tarımı, enerjiyi, çevreyi, şehirleri ve insan hayatını doğrudan etkileyen, ülkemizin geleceğini şekillendiren bir kurumdur, dedi.

Artan nüfus, sanayileşme, tarımsal üretim baskısı ve plansız kentleşmenin su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığının altını çizen Bakan Yumaklı, işte tam da bu noktada, DSİ’nin omuzlarındaki sorumluluk tarihsel bir önem kazanmıştır, dedi.

2025 yılının yağışların uzun yıllar ortalamasının altında seyrettiği, kuraklık riskinin ciddi biçimde hissedildiği zorlu bir yıl olduğunu belirten Bakan Yumaklı, baraj doluluk oranlarındaki düşüşün, tarımsal sulama ve içme suyu temini konusunda önemli sınamaları beraberinde getirdiğini ifade etti. DSİ’nin, sahip olduğu güçlü altyapı, planlama kabiliyeti ve sahadaki etkinliği sayesinde bu süreci başarıyla yönettiğini vurgulayan Bakan Yumaklı, Türkiye genelinde artan depolama kapasitemiz, kurak dönemlerde elimizi güçlendirdi, dedi.

2025 yılında DSİ’nin toplam 313 tesis ve 8 toplulaştırma projesini ülkemize kazandırdığı bilgisini veren Bakan Yumaklı, GAP’ın kilit projelerinden Silvan ve Babakaya sulama tünellerinde kazı çalışmalarının başlatıldığını, Muş Ovası Pompaj Sulaması gibi bölgesel kalkınmaya doğrudan katkı sağlayacak projelerde önemli adımlar atıldığını kaydetti.

Bakan Yumaklı 2026 yılında ise su ve sulama alanında toplam 290 tesis ve 10 arazi toplulaştırma projesini tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.

DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, “Son 23 yılda depolama kapasitemizi yaklaşık 50 milyar metreküp artırmış olmamız, kuraklığın etkilerini bugüne kadar önemli ölçüde dengelemiştir.”

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün kökleri Cumhuriyetin ilk yıllarına uzanan, yaklaşık bir asırlık devlet aklını temsil eden bir kurum olduğunu ifade eden Genel Müdür Balta, ‘Su vatandır’ anlayışıyla barajlardan sulamaya, içme suyundan taşkın kontrolüne kadar ülkenin dört bir yanında hayata dokunan yatırımlar gerçekleştirildiğini kaydetti.

Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını, aksine suyu, son derece dikkatli yönetmesi gereken ülkelerden biri olduğunu dile getiren Genel Müdür Balta, 1991–2024 uzun yıllar ortalamasında Türkiye’nin ortalama sıcaklığının yaklaşık 14 derece iken 2024 yılında bu değerin 15,6 dereceye yükseldiğini söyledi. Yağışlarda ise uzun yıllar ortalaması 571 milimetre iken, 2025 yılında bu rakam 415 milimetreye düşmüştür, diyen Genel Müdür Balta, 2025 yılında bir önceki yıla göre ise yüzde 23 daha az yağış gerçekleştiğini kaydetti.

En kritik değişimin, kar rejiminde yaşandığına dikkat çeken Genel Müdür Balta, kar bu ülkenin doğal barajıdır, 2019 yılında kar erimesiyle suya dönüşen miktar yaklaşık 36 milyar metreküp iken 2025 yılında bu rakam 4 milyar metreküp seviyelerine kadar geriledi dedi.

Son 23 yılda ülkemizin su depolama kapasitesinin yaklaşık 50 milyar metreküp artırılmış olması sayesinde kuraklığın etkilerinin bugüne kadar önemli ölçüde dengelendiğini belirten Genel Müdür Balta, ancak bu denge artık giderek daha kırılgan hale gelmektedir, dedi. 2025 yılında sahadaki gerçeklerin bunu net biçimde ortaya koyduğunu söyleyen Genel Müdür Balta şu ifadeleri kullandı, “Bağbaşı Barajı tarihinin en düşük seviyelerine inmiştir. Çatalan Barajı doluluğu çok düşük seviyededir. Eğirdir Gölü yaklaşık 1000 yıl sonra yeniden ikiye bölünmüştür. 2025 yılında sulama sezonuna yaklaşık 10 milyar metreküp daha az suyla girilmiştir. Bu miktar, 1 milyon hektar tarım alanını sulayabilecek, yaklaşık 125 milyon insanın içme suyu ihtiyacını karşılayabilecek büyüklüktedir. Bahsettiğim nedenlerden dolayı 2025 yılı; kuraklık, iklim baskısı ve artan talepler nedeniyle zor bir yıl olmuştur.”

Sulama Yenilemeleriyle 9 adet Yusufeli Barajı’na eşdeğer bir kazanç

DSİ’nin 2025 yılında 189,5 milyar TL ödenekle 321 adet tesisi tamamladığını söyleyen Genel Müdür Balta, yıl içinde gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgi verdi, “Silvan Sulama Tüneli, Babakaya Tüneli, Muş Ovası Sulaması ve Ankara İçme Suyu İsale Hattı gibi önemli projelerin temellerini attık. Çetintepe Barajı’nda 2025 yılı içinde su tutma merasimini gerçekleştirdik. Adana Yedigöze Sulaması ile 70 bin hektar tarım arazisini sulamaya açtık. Atık suları bir yük olmaktan çıkarıp bir kaynağa dönüştürüyoruz, Kilis’te 2.790 dekar alanı hizmete aldık. Türkiye Taşkın ve Kuraklık Yönetimi Projesini 2025 yılında başlattık. 600 milyon dolarlık finansmanla Türkiye genelinde taşkın kontrol tesisleri inşa ediyoruz. Kuraklıkla mücadelede Ceyhan Havzası’nı pilot bölge seçtik; erken uyarı sistemini ülke geneline yaygınlaştıracağız.”

Türkiye’nin teknik ve ekonomik olarak sulanabilir arazi potansiyelinin 10,5 milyon hektar olduğunu kaydeden Genel Müdür Balta, halen sulamaya açılması gereken 3,2 milyon hektarlık bir alan bulunduğunu aktararak, “Bu alanın yatırım ihtiyacı yaklaşık 1,7 trilyon TL’dir. Bu büyük bir rakamdır. Ama bu yatırım, uzun vadeli, yüksek getirili ve önemli bir kalkınma hamlesidir. DSİ sulamaları, dekar başına ortalama 16 bin TL’nin üzerinde net gelir artışı sağlamaktadır. Bu, sulamanın sadece tarımsal değil, makroekonomik bir araç olduğunu açıkça göstermektedir” dedi.

Mevcut sulamaların yenilenmesi konusuna da değinen Genel Müdür Balta şu bilgileri verdi, “Bugün işletmede olan yaklaşık 3,0 milyon hektarlık alanda yenileme ihtiyacı bulunmaktadır. Bu yenilemeler yapılırsa yaklaşık 18 milyar metreküp su tasarrufu sağlanacaktır. Bu, 9 adet Yusufeli Barajı’na eşdeğer bir kazançtır.”