3. Ulusal Taşkın Sempozyumu Gerçekleştirildi.

02.05.2013
Taşkın afeti masaya yatırıldı.

İlki 2006 yılında Ankara’da, ikincisi 2010 yılında Afyonkarahisar’da yapılan ve bu yıl 3.sü düzenlenen sempozyuma Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel EROĞLU, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşarı Sayın Prof. Dr. Lütfi AKCA, Müsteşar Yardımcısı Sayın Mustafa ELDEMİR, DSİ Genel Müdürü Sayın Akif ÖZKALDI, Bakanlığa bağlı diğer kurum ve kuruluşların Genel Müdürleri, öğretim üyeleri, belediyeler, kurum çalışanları ve basın mensupları iştirak etti.

29-30 Nisan tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde taşkın ile ilgili yetkili ve uzman kişileri, araştırmacıları, teknik eleman ve akademisyenleri, mahalli ve mülki idare yönetici ve temsilcilerini, kamu ve özel kurum ve kuruluş temsilcilerini ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren sempozyum konu ile alakalı paydaşları bir araya getirmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. 

Taşkın Mevzuatı ve Taşkınların Hukuki Boyutu,

Yerleşim Yerlerinde Etkili Olan Taşkınlar,

Taşkınların Havza Bazında Yönetimi,

Taşkın Risk Yönetimi,

İklim Değişikliğinin Taşkınlar Üzerindeki Etkileri ve Uyum Çalışmaları ve

Taşkın Olaylarında Afet Yönetimi gibi temaların tartışıldığı sempozyum, DSİ Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan ve taşkınları konu alan kısa film ile başladı. Kısa film ardından ise konuşmalara geçildi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel EROĞLU

Sözlerine sel baskınlarının can ve mal kayıplarına sebep olabildiğini ifade ederek başlayan Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu “Taşkınlara; küresel iklim değişikliği sebebiyle yağış rejimindeki düzensizlik ve aşırı yağışlar, yerleşim yerleri içinden geçen dere yataklarında yapılaşma, dere kesitinin daraltılması, dere yatağına fen ve sanat kaidelerine aykırı ve izinsiz menfez veya köprü inşa edilmesi, tekniğine aykırı bent ve dolgu yapımı, moloz, sanayi ve evsel atıkların atılması, kanalizasyon şebekesi döşenmesi gibi nedenler sebep olmaktadır. Birçok yerde derelerin içine kanalizasyon döşenmekte, derelerin üzeri kapatılarak bina inşa edilmektedir. Bunları gördükçe derelere daha çok sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum.  Sahip çıkmazsak geçmişte yaşadığımız felaketleri yeniden yaşarız. 1989 yılından bugüne kadar 384 tane büyük taşkın yaşadık ve bu taşkınlarda 548 vatandaşımızı kaybettik, 565 bin 600 hektar alan zarar gördü ve 2.1 milyar dolarlık maddi zarar meydana geldi. Derelere sahip çıkmazsak bu olaylara daha çok şahit olur, hem can hem de mal kayıpları yaşar, milletçe büyük üzüntü hissederiz." dedi.

Yapılan ve yapılacak çalışmalarla alakalı bilgiler veren EROĞLU “DSİ şu ana kadar 68 adedi taşkın koruma maksatlı depolamalı tesis olmak üzere 6 bin 581 taşkın koruma tesisi inşa etti ve yaklaşık 1 milyon 722 bin hektar alanı taşkından korudu. Bu tesisler olmasaydı daha da büyük yıkımlarla karşılaşmamız şaşırtıcı olmazdı. Taşkınlardan korunmak için sadece yapısal bir takım tedbirler yetmez. "Erozyonla Mücadele Eylem Planı" ile 14 milyon dekar alanda erozyon kontrolü, ağaçlandırma, rehabilitasyon ve mera ıslah çalışmaları, 22 milyon 870 bin dekar alanda da bakım çalışması yapacağız. "Yukarı Havza Sel Kontrolü Eylem Planı" ile 5 yılda 25'i ana havza olmak üzere 227 sel havzasında 41 milyon 550 bin dekar alanda çalışma gerçekleştireceğiz. "Baraj Havzaları Yeşil Kuşak Ağaçlandırma Eylem Planı" ile de 400 adet barajda ağaçlandırma çalışması yapacağız. 01.01.2012 tarihinde başlattığımız "Bin günde bin gölet" projesi de taşkınları önlemede büyük önem taşımaktadır.”dedi.

EROĞLU sözlerini “Bu sempozyumun Ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum.” diyerek tamamladı.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşarı Lütfi AKCA

Konuşmasına taşkınların hem can hem de mal kayıplarına sebep olduğunu ifade ederek başlayan AKCA “ Taşkınlar yerleşim alanlarına, tarım arazilerine zarar vermekte hatta can kayıplarına sebep olmaktadır. Taşkınlar doğal bir olay olmakla birlikte yanlış arazi kullanımları ve zamanında alınmayan tedbirler maalesef bu doğal hadiseyi afete dönüştürmektedir. Son yıllarda etkisini hissettiğimiz küresel iklim değişikliği sebebiyle taşkınların sıklığının ve şiddetinin artması beklenmektedir. Ülkemiz küresel iklim değişikliğinden ciddi olarak etkilenecek ülkeler arasında gösterilmektedir. Buna karşı ciddi tedbirler almamız gerekmektedir. DSİ Genel Müdürlüğü yıllardan beri taşkınların önlenmesi adına ciddi çalışmalar yapmaktadır. Bütün bu çalışmaları yaparken üniversitelerimiz ve bilim dünyası ile daha fazla işbirliği yapmamız gerekmektedir. Bu sempozyumun bu bakımdan son derece önemli olduğunu düşünüyorum.”dedi.

AKCA konuşmasını “Bu sempozyumda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyor, sempozyumun ülkemiz adına önemli neticeler ortaya çıkarmasını temenni ediyorum.”diyerek bitirdi.

DSİ Genel Müdürü Akif ÖZKALDI

Sözlerine taşkının meydana getirdiği kayıplar ve DSİ’ce yapılan çalışmaları anlatarak başlayan ÖZKALDI “Son zamanlarda ülkemizin pek çok yerinde meydana gelen taşkın afetlerinde pek çok vatandaşımızı kaybettik. Bunun derin üzüntüsünü millet olarak hep birlikte yaşadık. Son 20 yılda ülkemizde meydana gelen 568 adet taşkın vakasında 466 vatandaşımız hayatını kaybetti ve 550 000 hektar tarım arazisi zarar görmüştür. Taşkın yıllıklarına dayanan kayıtlara göre; taşkınlardan kaynaklanan ekonomik kayıp her yıl için ortalama 100 000 000 ABD dolarına ulaşmaktadır. DSİ tarafından inşa edilen taşkın koruma tesisleri sayesinde bu sayının daha fazla olması önlenmiştir. Kurumumuz vatandaşlarımızın sudan gelecek tehlikelere karşı korunması ve taşkınlardan kaynaklanan can mal kayıplarının asgariye indirilmesi gayesiyle büyük bir gayretle çalışmalarını sürdürmektedir. DSİ Genel Müdürlüğü, 6200 Sayılı Kanun’la “taşkın sular ve sellere karşı tedbirler almak” görevinin gereği taşkınların yıkıcı etkilerini ortadan kaldırmak veya en aza indirmek maksadıyla hidrolik yapılar inşa etmektedir. DSİ Genel Müdürlüğü kurulduğu 1954 yılından günümüze kadar toplam 68 adedi taşkın amaçlı baraj olmak üzere 6518 adet taşkın koruma tesisi inşa ederek işletmeye açmış ve yaklaşık 1,7 milyon hektar alanı taşkından korumuştur. “dedi.

Bakanlık bünyesindeki çalışmaların devam ettiğini ifade eden ÖZKALDI  “Bakanlık bünyesindeki 5 Genel Müdürlük (DSİ, MGM, SYGM, ÇEM ve OGM) tarafından hazırlanan "Sel ve Taşkın Stratejik Eylem Planı"na ilişkin çalışmalar çereçevesinde ise taşkın ön risk değerlendirme ve taşkın tehlike alanları belirlenmesi çalışmaları sürdürülmektedir. Özellikle üst havzada alınması gereken yapısal ve yapısal olmayan (doğal önlemler) tedbirler öncelikli olmalı, daha sonra alt havza tedbirleri alınmalıdır. Üst havza çalışmalarında ÇEM ve OGM ile birlikte çalışmaları sürdürmeye devam edeceğiz.”dedi.

ÖZKALDI sözlerini “Sempozyum boyunca taşkın ile ilgili yetkili ve uzman kişilerin, araştırmacıların, teknik eleman ve akademisyenlerin, mahalli ve mülki idare yönetici ve temsilcilerinin, kamu ve özel kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiği bu sempozyumda taşkın konusunda toplumsal bilincin ve hassasiyetin gelişmesi konusunda önemli adımlar atılacağını umuyor, çalışmaların ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, sempozyumda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.”diyerek tamamladı.

Konuşmaların ardından Kamu kurum ve kuruluşları ile sektör temsilcilerinin katılımıyla oluşturulan sergi, Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel EROĞLU tarafından açıldı. Bakanımız sergi açılışından sonra ise stantları gezdi, bilgiler aldı.

Daha sonra ise öğretim üyelerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla 6 farklı tema başlığında, taşkın ile alakalı çeşitli konu başlıklarının tartışıldığı toplantılara geçildi. 2 gün boyunca süren toplantılar ile taşkın konusunda yaşanan tecrübeler paylaşıldı, afetin minimize edilmesi ile alakalı yapılması gerekenler masaya yatırıldı.