Enerji Kaynakları
Türkiye’de kişi başına yıllık elektrik tüketimi tahmini 2.800 kWh olup, bu miktar kalkınmış ve kalkınmakta olan ülkeler ortalamasının çok altındadır. Ülkemizin ekonomik ve sosyal bakımdan kalkınmasının sağlanması için sanayileşme bir hedef olduğuna göre bu endüstrinin ve diğer kullanıcı ihtiyacı olan enerjinin, yerinde, zamanında ve güvenilir bir şekilde karşılanması gerekmektedir.
Türkiye’de 1950’lerde yılda sadece 800 GWh enerji üretimi yapılırken, bugün bu oran yaklaşık 325 misli artarak yılda 260.000 GWh’e ulaşmıştır. 44.761 MW’a ulaşan kurulu güç ile yılda ortalama olarak 262.512 GWh enerji üretimi mümkündür. Ancak arızalar, bakım onarım, işletme programı politikası, küresel ekonomik kriz, tüketimde talebin azlığı, kuraklık, randıman vb. sebeplerle ancak 194.813 GWh enerji talebi olmuştur.
Yani kapasite kullanımı %74,20 olmuştur. Termik santrallerde kapasite kullanım oranı %75,80 iken hidroelektrik santrallerde %68,70 olmuştur. Enerji üretimimizin %25’i yenilenebilir kaynak olarak nitelendirilen hidrolik kaynaklardan, %75’i ise fosil yakıtları olarak adlandırılan termik (doğal gaz, linyit, kömür, fueloil gibi) kaynaklardan üretilmektedir. Son yıllarda rüzgar ve jeotermal şeklinde alternatif kaynaklara önem verilmekte, nükleer enerji kullanımı için de çalışmalar yapılmaktadır.
Türkiye’nin Hidroelektrik Potansiyeli ve Temel Politikası
Bir ülkede, ülke sınırlarına veya denizlere kadar bütün tabii akışların %100 verimle değerlendirilebilmesi varsayımına dayanılarak hesaplanan hidroelektrik potansiyel, o ülkenin brüt teorik hidroelektrik potansiyelidir.
Ancak mevcut teknolojilerle bu potansiyelin tamamının kullanılması mümkün olmadığından mevcut teknoloji ile değerlendirilebilecek azami potansiyele teknik yapılabilir hidroelektrik potansiyel denir. Öte yandan teknik yapılabilirliği olan her tesis ekonomik yapılabilirliği olan tesis demek değildir. Teknik potansiyelin, mevcut ve beklenen yerel ekonomik şartlar içinde geliştirilebilecek bölümü ekonomik yapılabilir hidroelektrik potansiyel olarak adlandırılmakla beraber gelişen teknoloji ve artan enerji fiyatları teknik ve ekonomik potansiyelimizin teknik potansiyele yaklaşmasını sağlamıştır. Türkiye’nin teorik hidroelektrik potansiyeli dünya teorik potansiyelinin %1’i, ekonomik potansiyeli ise Avrupa ekonomik potansiyelinin %16’sıdır.
Türkiye’de teorik hidroelektrik potansiyel 433 milyar kWh, teknik olarak değerlendirilebilir potansiyel ise 216 milyar kWh olarak hesaplanmıştır. Avrupa Birliği’nin yeşil enerji için uyguladığı vergi indirimleri ve destekleme politikaları ekonomik olarak potansiyelin artmasını sağlayacaktır.
Türkiye’de işletmede olan 267 adet hidroelektrik santralin kurulu gücü 15.660 MW ve ortalama yıllık üretimi ise 54.000 GWh olup, toplam teknik potansiyelin %25’ine karşılık gelmektedir.
ABD teknik hidroelektrik potansiyelinin %86’sını, Japonya %78’ini, Norveç %68’ini, Kanada %56’sını, Türkiye ise %25’ini geliştirmiştir. Uluslararası Enerji Ajansı’nca (IEA) 2020’de dünya enerji tüketimi içerisinde hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının payının bugüne göre %53 oranında artacağı öngörülmüş olup, bu her güçteki hidroelektriğin değerlendirilmesi olarak yorumlanmaktadır. Avrupa Komisyonu Birlik stratejileri kapsamında Avrupa Birliği(AB) içerisinde 2020 yılına kadar iç brüt enerji tüketimindeki yenilenebilir enerji payını %20’ye çıkartmak üzere gerekli yasal düzenlemeleri yürürlüğe koymuştur.
Ekonomik durgunluklar dikkate alınmazsa, Türkiye’de elektrik tüketimi her yıl yaklaşık %8 oranında artmaktadır.
Bu talebi karşılamak için ülkemiz yeni enerji projeleri için her yıl 4 milyar ABD Doları ayırmak zorundadır. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de enerji hayati bir konu olduğundan, kendine yeterli, sürekli, güvenilir ve ekonomik bir elektrik enerjisine sahip olunması yönünde başta dışa bağımlı olmayan ve yerli bir enerji kaynağı olan hidroelektrik enerjisi olmak üzere bütün alternatifler göz önüne alınmalıdır.
Ülkemizin teknik hidroelektrik potansiyeli 216 milyar kWh olup, Tablo 3 (Tüzel Kişiler Tarafından Geliştirilen HES Projeleri) dahil edilmeden, GAP projesi kapsamında bugün üretilen ve gelecekte üretilecek olan hidroelektrik enerji miktarlarının ülkemiz potansiyel üretimi oranları aşağıdaki grafikte görülmektedir.
| Potansiyel | HES Adedi | Toplam Kurulu Potansiyel (MW) | Ortalama Yıllık Üretim GWH/yıl | Oran % |
| İşletmede | 267 | 15.660 | 54.000 | 36 |
| İnşaat Halinde | 210 | 8.000 | 28.000 | 18 |
| Henüz Başlanmayan | 1.050 | 20.000 | 70.000 | 46 |
| Toplam | 1.527 | 43.660 | 152.000 | 100 |

Görüldüğü gibi GAP projesinin hidroelektrik enerji gelişiminde önemli gelişmeler sağlanmıştır. 2010 yılı sonu itibariyle GAP Bölgesinde işletme ve inşaat aşamasındaki projelerimiz Devlet ve Özel sektör tarafından Bölgede geliştirilen projeler içinde %71,4’lük seviyeye ulaşmıştır. Devlet ve Özel sektör tarafından geliştirilen planlama ve proje aşamasındaki GAP Bölgesinde ki projeler %28,6 oranında kalmıştır. 216 milyar kWh olan Ülkemiz teknik hidroelektrik potansiyelinde ise inşaat ve işletme oranı %41,7’ye tekabül etmesine karşın %58,3 gibi ciddi bir oranda hala planlama ve proje aşamasında projemiz olduğu görülmektedir.


Bir diğer önemli hidroelektrik enerji üretimi maksatlı projeler zincirinin Çoruh Havzasında hayata geçirilmesi planlanmıştır. Çoruh Nehri master plan içinde yer alan ana kol projeleri (8.321 GWh/yıl) ülkemizin teknik potansiyelinin yaklaşık %4’üne karşılık gelmekte olup proje bilgileri aşağıda tablo halinde verilmiştir.
