DSİ Haberler


1.Uluslararası İçmesuyu Ve Atıksu Sempozyumu Afyonkarahisar’da Başladı

06.12.2018
Sempozyum 6-7 Aralık 2018 tarihleri arasında düzenleniyor.

Sempozyuma Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı, Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz, DSİ Genel Müdürümüz Mevlüt Aydın, Genel Müdür Yardımcılarımız, Bakanlığımıza ve Genel Müdürlüğümüze bağlı birimlerin merkez ve taşra teşkilatlarının temsilcileri,  farklı ülkerlerin hükümet temsilcileri, kamu kuruluşları, yerel yönetimler, yerli ve yabancı akademisyenler, özel sektör temsilcileri ve danışmanlar katıldılar.

Küresel ısınma, iklim değişikliği ve nüfus artışı nedeniyle artan su talebinin, sınırlı olan su kaynaklarımızdan verimli ve sürdürülebilir bir şekilde temini için, içmesuyu ve atıksu sistemlerinin tasarımı, işletilmesi, su kaynaklarının geliştirilmesi, korunması ve yönetilmesi konularındaki gelişmeleri ortaya koymak için DSİ Genel Müdürlüğü ev sahipliğiyle T.C. Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Akif Özkaldı’nın  himayelerinde düzenleniyor.

Sempozyumda, suyun içmesuyu ve atıksu sistemlerinde etkili, verimli ve sürdürülebilir kullanımı konusundaki çalışmalar izlenecek, teknolojideki gelişmeler, karşılaşılan sorunlar ve çözümler tartışılacak, deneyim paylaşımına yönelik tartışma ortamı oluşturularak “İçmesuyu ve Atıksu Sistemleri” konusunda yapılan çalışmalara katkı sağlanacaktır.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan Sempozyumun açılışında konuşan;

Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı,



Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı konuşmasına başlarken ‘Böylesi içmesuyu ve atıksu temalı uluslararası bir organizasyonu ilk defa yapıyoruz. Bunu için çok verimli ve değerli çalışmalar yapıldı. Emeği geçenlere teşekkürlerimi iletiyorum.

 

Bu vesile ile 1. Uluslararası İçmesuyu ve Atıksu Sempozyumunun Ülkemize, milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum’ dedi.

Özkaldı sözlerinin devamında 'Yeryüzünün %70’ini kaplayan ve bu sebeple dünyamıza “Mavi Küre” adının verilmesine sebep olan su, yer yüzeyinde en çok bulunan varlıktır. Dünyadaki toplam su miktarı 1 milyar 400 milyon km3’tür. Bu suyun % 97’sini denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sular işgal etmektedir. Geriye kalan %3’lük bölüm ise tatlı su kaynağı olup çeşitli gayeler için kullanılabilir olduğu belirlenmiştir. Hayatın temel kaynağı olan tatlı su kaynaklarının sadece %1’i kullanıma müsait durumdadır.

 

İnsan ve bütün canlıların hayatlarını sürdürmeleri için vazgeçilmez olan su, özellikle de içme suyu, “olmazsa olmaz” olarak nitelendirilen temel bir ihtiyaçtır. Sosyal ve ekonomik gelişme ile birlikte hayat standartlarının yükselmesi, kişi başına içme ve kullanma suyu ihtiyacını da önemli ölçülerde arttırmaktadır. Bu sebeple, yeni su kaynaklarının geliştirilmesi ve bunların toplumun kullanımına sunulması için yeterli finansmanın sağlanması sadece gerekli değil, aynı zamanda bir zorunluluk haline gelmiştir.

İnsan hayatı için en önemli unsur olan su sanılanın aksine sınırlı bir kaynaktır. Günümüzde su kaynakları ile alakalı en önemli problem onun etkin kullanımıdır. Su kaynaklarına ziraat, endüstri ve evsel kirlilikler önemli ölçüde tesirde bulunmakta olup bu sektörlerin su ihtiyacının giderek artması, onun yönetimini zorlaştırmaktadır. Su kaynaklarının etkin kullanımı, uzun dönemde ülkemizin sosyal ve ekonomik kalkınmasında en büyük etken olacaktır. Bu sebeple, ülkemizde de sürdürülebilir su kaynaklarının yönetimi, gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bazı bölgelerde görülen su kıtlıkları ve tahsis problemleri neticesinde içme ve tarımsal alanda suyun ekonomik kullanımı etkilenmektedir.

 

Ziraat, endüstri ve içme suyunun kontrolsüz kullanımı neticesinde su kalitesi bozulmakta aynı zamanda yeraltı sularının aşırı ve dengesiz kullanımı ile yeraltı su rezervi korunamamaktadır. Dünya genelinde sürekli artan nüfus ve kentleşme oranları içme suyu teminini de zorlaştırmaktadır. Kentleşmenin yanı sıra küresel ısınma da tatlı su kaynakları üzerinde olumsuz yönde tesirde bulunmaktadır. Bilim adamları sürekli olarak dünyanın hızla ısındığını ifade etmektedir. Türkiye de bir taraftan kalkınma için gerekli olan su kaynaklarında meydana gelmesi beklenen azalma, diğer taraftan da artan nüfusun su ihtiyacının karşılanması için yapılaması gereken çalışmalarla karşı karşıya bulunulmaktadır. Kalkınmaya hız veren unsurların başında mevcut kaynakların randımanlı ve entegre kullanılmasının sağlanması, tabi üstünlüklerin değerlendirilmesi yer almaktadır. Bu noktadan hareketle; küresel ısınma sebebiyle meydana gelerek kalıcı olabilecek bir kuraklıkta içmesuyu temini konusunda problemlerle karşılaşılmaması, mevcut ve artan ihtiyaçların karşılanabilmesi için öncelikle aksama yaratacak konuların doğru olarak tespit edilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda Tarım ve Orman Bakanlığı olarak şehirlerimiz içme suyu sıkıntısı yaşamasın diye “81 İl İçmesuyu Eylem Planı” hazırladık. Bu eylam planını çok önemsiyorum. Bu eylem planı benim de genel müdürlük dönemine kadar uzanmaktadır. Yani bu çalışmalara yeni başlanmış değildir. Şehirlerimiz şu an için içme suyu sıkıntısı yaşamıyorsa bu eylem planının uygulanması neticesindedir. Bu eylem planı ile, illerimizin; 2040, 2050 ve hatta 2071 yıllarına kadar içmesuyu ihtiyacı planlanmıştır.

 

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hizmetler sektöründe faaliyete başladığımız 1968 yılından bu yana işletmeye aldığımız 320 adet içmesuyu projesi ile 46 milyon vatandaşımıza yıllık 4 Milyar m3 içmesuyu temin edilmiştir. Mardin’den Edirne’ye, Trabzon’dan Afyonkarahisar’a kadar hemen hemen her ilde içme suyu çalışmaları yapılmıştır, yapılmaya da devam etmektedir. Çözdük içme suyu sıkıntısı yok dediğimiz illerde bir bakılıyor ki aniden içme suyu talebi ortaya çıkıyor. Ülkemizin güney sınırında yaşanan otorite boşluğu mu dersiniz, uluslararası politikalar mı dersiniz, bir anda içme-kullanma suyu sıkıntısı ortaya çıkabiliyor. Gaziantep ve Kilis şehirlerimizin nüfusları mülteciler sebebiyle ciddi oranda arttı. Biz medeniyetimiz gereği bu insanlara gelmeyin diyemezdik. Yapacağımız şey bu şehirlerin içme-kullanma suyu meselesini kökünden çözmektir. Biz de bunu yaptık. Gaziantep’te Düzbağ Barajı, regülatör, isale hattı ve arıtma tesisi, Kilis’te Yukarı Afrin Barajı, isale hattı ve arıtma tesisi, Şanlıurfa Suruç’ta isale hattı ve arıtma tesisi, Viranşehir’de isale hattı, Hatay’da Büyükkaraçay Barajı, isale hattı ve arıtma tesisi işleri proje ve/veya inşaat kademesinde sürdürülmektedir.

Ülke genelinde devam eden 90 adet içmesuyu işi ile de 18 milyon nüfusa yıllık ilave 1,8 milyar m3 içmesuyu temin edilecektir. Dünya’da ilk defa denizin içinden askıda borularla KKTC’ye İçmesuyu götürülmüştür. İstanbul, Ankara ve İzmir’e içmesuyu sağlayacak olan Melen Projesi, Gerede Projesi ve İzmir İçmesuyu Projesinin tamamlanması çok önemlidir. Ankara ilimizin 2050 Yılına kadar içmesuyu sorununu ortadan kaldıracak Gerede Sistemi Projesi kapsamında Gerede Tüneli'nde sona gelindi. 

 

Gelecek nesillere sağlıklı ve yeterli su bırakılabilmesi için Türkiye’nin kaynaklarını çok iyi koruyup, akıllıca kullanması gerekmektedir. Su kıtlığı ile mücadele ancak tabii kaynakların tek elden, akıllı ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi yoluyla başarılı olabilir.

 

Su yönetiminde etkinliği sağlamak maksadıyla havza bazında koruma yaklaşımı benimsenmiş olup ülkemizdeki 26 havzanın tamamı için koruma eylem planları hazırlanmıştır.

 

Havza denilince, bütün suyun düştüğü ve aynı noktaya akmak maksadıyla boşaldığı toprak alanı akla gelmektedir. Akarsular sadece insanlar için değil, aynı zamanda diğer canlıların hayatının devamlılığı için de önemlidir. Nehirleri göz önüne alırken, havzalarını da hesaba katmak gerekir.

 

Havza yönetimi bir su toplama havzasında, ekolojinin temel esaslarını göz önünde bulundurarak havza içerisindeki tabii kaynakların toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasını sağlayacak şekilde sürdürülebilir kullanımının planlanması, geliştirilmesi ve yönetilmesidir.

 

Toprak ve su kaynaklarının etkin şekilde kullanımının yanında tabii kaynakların koruma-kullanma dengesinin havza bazında gözetilmesi önceliklidir. Bu kapsamda, ülkemizde arazi ıslahı çalışmaları, sulama altyapısı ve su tasarrufu sağlayan modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gibi önlemler alınmış; su yönetim yapısı havza bazlı yaklaşımlarla geliştirilmeye başlanmıştır.

 

İçmesuyu havzaları için de özel hükümler belirlenmektedir. Özel hüküm belirleme çalışması ile içme ve kullanma suyu kaynaklarının kirliliğe karşı korunması maksadıyla kaynağın ve havzasının özelliklerinin bilimsel çalışmalar ile değerlendirilerek, koruma alanları ve koruma esasları belirlenmektedir.

 

Ülkemizde içme suyu temini konusundaki en büyük sorunlardan biri kayıp kaçak oranının yüksekliğidir. Belediyelerimizin, su kayıp kaçak oranı %50’den fazla olup, bu oranın %25’e düşürülmesi konusunda çalışmalar devam etmektedir. Yeni su kaynağı arayışına başlamadan önce mevcut şebekedeki su kayıplarının azaltılmasıyla ilgili çalışmalara öncelik verilmesi gerekiyor. Hedefimiz su kaynaklarının korunması ve verimliliğin arttırılması, içme-kullanma suyunun etkin kullanılması ve israfının önlenmesi için içme-kullanma suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolünü sağlamaktır.

 

Ayrıca atıksu arıtımı için de çalışmalar yürütüyoruz. Atıksuların arıtılarak yeniden kullanılanımı sayesinde temiz su kaynaklarının kirlenmesinin ve hızlı tükenmesinin önüne geçileceği gibi su kıtlığı olan yerlerde arıtılmış atıksuların yeniden kullanılmasıyla tarımda ürün verimi ve çeşidi de artırılacaktır.

 

DSİ’nin Hizmetler Sektörü kapsamındaki içmesuyu faaliyetlerini yürütmek amacıyla 1968 yılında çıkarılmış bulunan 1053 sayılı Kanun, nüfusu 100 000'i aşan şehirlere içmesuyu temin etmek ile görevlendirilmişken, 26.04.2007 tarih ve 26504 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5625 sayılı Kanun’un 3. Maddesine göre; 1053 Sayılı Nüfusu 100 000’den  Yukarı Olan Şehirlerde İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanun’un 10’uncu Maddesi; “Kamu Yatırım Programında yer almak şartıyla belediye teşkilatı olan yerleşim birimlerinin içme, kullanma ve endüstri suyunun temini hizmetleri ile DSİ Genel Müdürlüğünün sağlık ve çevre açısından acil tedbirler alınmasının gerekli gördüğü öncelikli  atık su arıtma ile ilgili yatırım hizmetleri için gelecek yıllara yaygın  yüklenmelere girişmeye Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yetkilidir.” şeklinde değiştirilerek atıksu toplama ve arıtma tesislerinin yapımı da DSİ Genel Müdürlüğünün sorumluluğuna verilmiş ve yeni bir yapılanma gereği hasıl olmuştur.

Bu itibarla; DSİ Genel Müdürlüğünün atıksu projeleri kapsamında yer alan işlerin daha sağlıklı ve etkin biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla 662 sayılı KHK esasları doğrultusunda DSİ Genel Müdürlüğü bünyesinde 27/12/2011 tarihinde Atıksu Dairesi Başkanlığı kurulmuştur.

DSİ olarak içmesuyu havzalarını ve baraj havzalarını kirlilikten korumak amacıyla atıksu çalışmaları başlatılmış olup ilk olarak “Ergene Havzası Koruma Eylem Planı” kapsamında toplamda 12 adet Atıksu Arıtma Tesisi ve 3 adet atıksu kolektör hattı tamamlanarak işletmeye alınmıştır. Bu kapsamda Tekirdağ’da Saray, Hayrabolu, Muratlı, Malkara, Çorlu ve Çerkezköy; Kırklareli’nde Merkez, Vize, Babaeski ve Pınarhisar; Edirne’de Keşan ve Uzunköprü Atıksu Artıma Tesisleri tamamlanarak işletmeye alınmıştır. Bununla birlikte Ankara İçmesuyu Gerede Işıklı Regülatör Havzası, Afyonkarahisar Akarçay Havzası, Isparta Eğirdir Havzası, Trabzon Atasu Baraj Havzası, Burdur Karacaören Havzası, Çankırı Güldürcek Baraj Havzası ile Mamasın Baraj Havzasındaki atıksu çalışmaları devam etmektedir.

Halen proje ve inşaat çalışmaları devam etmekte olan Atıksu Arıtma Tesisleri tamamlanıp hizmete alındığında, toplamda yaklaşık 1.300.000 kişinin ortalama 145.000 m3/gün evsel atık suyu arıtılmış olacaktır.

Söz konusu projelerde, "atıksuların arıtılarak yeniden kullanılması” konusundaki çalışmalara ağırlık verilerek tüm tesislerde arıtılmış atık suyun sulamada kullanılmasına imkan sağlayacak üniteler projelendirilmektedir. Bu amaçla ilk olarak Afyonkarahisar' da arıtılan atıksuların sulamada kullanılması ile ilgili inşaat çalışmaları devam etmekte olup, tamamlandığında 905 ha alan sulamaya açılmış olacaktır. Ayrıca, Atıksu Arıtma Tesislerinde önemli bir harcama kalemi olan işletme giderlerini de azaltmak amacıyla Güneş Enerji Sistemleri  (GES) projelendirilmektedir.' dedi.

Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz 

 

Su başta insan olmak üzere bütün canlıların olmazsa olmazıdır diyerek sözlerine başlayan Vali Tutulmaz ‘Toplum olarak suya ayrı bir önem veriyoruz. Bulunduğumuz çağda suyun savaş sebebi olduğu görülmektedir. Bunun için su kaynaklarımızı daha dikkatli ve verimli kullanmalıyız. Son yıllarda yapılan modern sulama tesisleri ile daha iyi verim elde etmekteyiz. Özellikle ilimizde yapılan su yatırımları ile kalkınmamızda önemli bir seviyeye geldik. Diğer taraftan ilimizde bulunan termal sular ilimizde önemli bir yerdedir.’ dedi. Tutulmaz, 1.Uluslararası İçmesuyu ve Atıksu sempozyumunun hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum diyerek sözlerini sonlandırdı.

 

DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın,

Bugün burada düzenlenen 1. Uluslararası İçmesuyu ve Atıksu sempozyumunun Ülkemize, milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ülkemiz bu tip büyük organizasyonları başarı ile yapma kapasitesine sahiptir. Bu organizasyonun da çok başarılı geçeceğine olan inancım tamdır.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin yerüstü ve yeraltı sularının zararlarını önlemek ve bunlardan çeşitli yönlerden faydalanmak amacıyla su kaynaklarının planlaması, yönetimi ve geliştirilmesinden sorumlu, tüzel kişiliği olan, 1954 yılında kurulmuş özel bütçeli bir Kamu Kuruluşudur.

1968 yılında yürürlüğe giren 1053 Sayılı Kanun İle DSİ Belediye teşkilatı olan tüm yerleşim yerlerine içme, kullanma ve endüstri suyu temini ve sağlık ve çevre açısından gerekli gördüğü öncelikli atık su toplama ve arıtma tesisleri yapımı ile görevlendirilmiştir.

DSİ Genel Müdürlüğümüzce İçmesuyu Arıtma tesislerinde; hamsularımızın kirlilik parametrelerine bakılarak ağırlıklı olarak konvansiyonel sistemle, bu sistemin yetersiz kaldığı durumlarda basınçlı filtreler ve ters osmoz sistemleri kullanılmaya başlanmıştır.

DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek işletmeye alınan 320 adet içme suyu tesisinden, 46 milyon kişiye yılda 4 milyar metreküp içme suyu sağlanmaktadır. Devam eden 90 adet içme suyu işi ile de 18 milyon nüfusa yıllık ilave 1,86 milyar m3 içme suyu temin edilecektir.

 

Dünya’da ilk defa denizin içinden askıda borularla KKTC’ye İçmesuyu götürülmüştür. İstanbul, Ankara ve İzmir’e içme suyu sağlayacak olan Melen Projesi, Gerede Projesi ve İzmir İçmesuyu Projesinin tamamlanmasında sona gelinmiştir. Yapılan tüm İçmesuyu Faaliyetleri (isale hatları, arıtma tesisleri vb.) ile hedeflerimizi büyük oranda gerçekleştirmiş olmaktan dolayı mutluluk duymaktayız. Gayemiz, içme suyu gitmeyen tek bir yerleşim yeri kalmaması ve tüm halkımızın insan sağlığına uygun, güvenilir su içmesini temin etmektir.

 

DSİ Türkiye’nin sınırları içerisinde yaptığı projelerin yanı sıra Balkanlardan Afrika’ya ve Ortadoğu’ya kadar mazlumların gözyaşlarını silmeye ve onlara umut olmaya devam etmektedir.

 

Özellikle son yıllarda Suriye’de yaşanan savaş nedeni ile ülkemize sığınan ve kahraman güvenlik mensuplarımız tarafından düzenlenen operasyonlar ile Suriye’de güvenli bölge oluşturulan yerlerde yaklaşık 432.000 kişiye içme-kullanma suyu sağlamak maksadıyla sondaj kuyuları açılmıştır.

 

Ayrıca Ülkemizde de Suriyeli mülteci sayısı yüksek olan Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis ve Hatay İlleri ve İlçeleri içme suyu projelerinin kısa sürede faydaya dönüşmesini gerçekleştirmek üzere isale hattı ve arıtma tesisi işleri proje ve/veya inşaat olmak üzere çeşitli kademelerde sürdürülmektedir.

Aynı şekilde, artan nüfus ve gelişen sanayiye bağlı olarak “Su” ya olan ihtiyaç hızla artmakta ve doğal su kaynakları hızla tükenmektedir. Bundan dolayı, Atık suların iyi yönetilerek geri kazanımlarının sağlanması da büyük önem arz etmektedir.

Özellikle, Havza Koruma Eylem Planları kapsamında yerleşim yerlerinden kaynaklanan evsel kaynaklı atıksuların Biyolojik ve İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri ile Kolektör Hatları plan-proje ve yapım çalışmalarımız, ihtiyaçlar ve talepler doğrultusunda artan bir şekilde devam etmektedir. Atıksular gelişen teknoloji ile arıtılarak; Sanayi-tarımsal sulama, park-bahçe sulamaları, gibi çok çeşitli alanlarda kullanılabilmektedir.

DSİ Genel Müdürlüğümüz tarafından 2012-2018 yılları arasında Ergene Havzası’nda toplam 250.000 m³/gün kapasiteli 12 adet Atıksu Arıtma Tesisi ve 26.000 m. uzunluğunda 3 adet Kolektör Hattı ile diğer havzalarda ise 800 m³/gün kapasiteli 2 adet Atıksu Toplama ve Arıtma Tesisi tamamlanmış olup atıksuların geri kazanımlarına yönelik faaliyetlerimiz hızla devam etmektedir. İnşaatı devam eden 6 Atıksu Arıtma Tesisi ile günlük 55.000 m³ atıksu arıtılacaktır.  Proje yapımı devam eden 6 iş ve planlama aşamasındakilerle 2023 yılına kadar toplamda günlük 750.000 m³ atıksuyun arıtılması sağlanacaktır. Ayrıca KKTC’de de Atık Su Tesisleri yapımına ait çalışmalar devam etmektedir.

Küresel ısınma, iklim değişikliği ve nüfus artışı nedeniyle artan su talebinin, sınırlı olan su kaynaklarımızdan verimli ve sürdürülebilir bir şekilde temini için, içme suyu ve atık su sistemlerinin tasarımı, işletilmesi, su kaynaklarının geliştirilmesi, korunması ve yönetilmesi konularındaki gelişmeleri ortaya koymak için DSİ Genel Müdürlüğümüz tarafından, Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin Onursal Başkanlığında gerçekleştirilecek bu sempozyum, hükümet temsilcilerini, kamu kuruluşlarını, yerel yönetimleri, yerli ve yabancı akademisyenleri, özel sektör temsilcilerini bir araya getirmesi bakımından son derece önemlidir.

Suyun içme suyu ve atık su sistemlerinde etkili, verimli ve sürdürülebilir kullanımı konusundaki çalışmalar izlenecek, teknolojideki gelişmeler, karşılaşılan sorunlar ve çözümler tartışılacak, deneyim paylaşımına yönelik tartışma ortamı oluşturularak “İçmesuyu ve Atık su Sistemleri” konusunda yapılan çalışmalara katkı sağlanacaktır. Bu doğrultuda, tüm paydaşları, Ülkemiz için işbirliğine ve birlikte çalışmaya davet ediyorum.

Bu duygularla 2 gün sürecek bu sempozyumun, Ülkemize, milletimize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. ’dedi.

 

Açılış konuşmalarının ardından ‘İçmesuyu Temini ve Dağıtımı’ konulu. 1.Uluslararası İçmesuyu ve Atıksu sempozyumu Genel Müdür Yardımcımız Şadiye Yalçın moderatörlüğünde başladı.

 

1. Uluslararası İçmesuyu ve Atıksu sempozyumu kapsamında belirlenen konularda üç farklı salonda oturum ve sunum programları ile devam etti.


.

 

 Sempozyumun 2.günü 'İçmesuyu Kaynakları ve Su Kalitesi' oturumuyla başladı.