DİCLE’NİN ALTIN GERDANLIĞININ TEMELİ ATILDI
5 Ağustos 2006 günü Ilısu Barajı ve HES’in temelinin atılmasıyla 50 yıllık bir hayal gerçeğe dönüştü.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker, Milletvekilleri, Bölge illerinin Valileri, DSİ Genel Müdürü Prof. Dr. Veysel Eroğlu ile Almanya ve Avusturya Büyükelçileri’nin iştirak ettiği merasimle Ilısu Barajı ve HES’in temeli atıldı.

Başbakan Erdoğan: “Türkiye’nin enerji alanında kaybedecek 1 günü daha yoktur”
Temel atma merasiminde konuşmasına, üzerinde çok konuşulan ama bir türlü proje safhasından eylem safhasına taşınamayan Ilısu Barajı’nı hayata geçirmekten dolayı yaşadığı haklı gururu dile getirerek başlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ilısu ile GAP’ın farklı bir hayat bulacağını, Güneydoğu’nun farklı bir zenginliğe kavuşacağını söyledi.
Ilısu gibi Türkiye’yi bir enerji koridoru haline getirecek projelere imza atmanın heyecanı içinde olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, “Koyduğumuz hedefleri bir bir gerçekleştiriyoruz. Tabi ki Türkiye’nin enerji potansiyelinin bugün ulaşılan noktayla sınırlı olmadığını gayet iyi biliyoruz. Ülkemizin gelecek enerji projeksiyonunu bütün yerli kaynaklarımızı harekete geçirmek üzerine kuruyoruz. Bugün Ilısu Barajı’nın temelini atıyor oluşumuzda bu politikanın bir gereğidir. Daha önce de temeller atıldı ancak gerisi gelmedi. Bu ülke artık temelleri atıldıktan sonra yarım kalmış projeler çöplüğü olmayacaktır. İktidarımız Türkiye’de bölgesel farklılıkları ortadan kaldırma azmindedir. Ciddi yatırımlar hayat buluyor. İşte Rusya ve İtalya Devlet Başkanları ile Samsun’da açılışını yaptığımız Mavi Akım, Gürcistan ve Azerbaycan’ın yanı sıra çok sayıda devlet temsilcisiyle Ceyhan’da açılışını yaptığımız BTC Boru Hattı Projesi ve şimdi hedefimizde Avrupa’yı Türkiye’ye bağlayacak olan Nabucco Doğal Gaz Projesi var” diye konuştu.

2003-2005 yılları arasında ortalama büyüme hızını %8 olarak gerçekleştiren bir Türkiye’de, 4 yılda ekonominin çok önemli atılımlar gerçekleştirdiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, “Türkiye daha önce böyle bir büyüme hızını yakalamadı. Tam 17 çeyrektir sürekli büyüme devam ediyor. Artık istikrarsızlıklar yaşamıyoruz. Enflasyonla yürüttüğümüz mücadeleye rağmen işsizlik oranları artmıyor. Ülkede üretim, verimlilik, kapasite kullanım oranları ve buna bağlı olarak da enerji ihtiyacı artıyor. Eğer biz bu ihtiyacı karşılayamazsak, kalkınmayı devam ettiremezsek makineler, üretim ve istihdam durur ve biz de tarihi bir hata yapmış oluruz. İşte bunun için ülkemizin geleceği demek olan enerji politikamıza, yerli ve yeni enerji kaynaklarına özel bir önem veriyoruz. 2003-2005 yılları arasında sadece enerji maksatlı 8 tesisi hizmete açtık. Bunlardan yıllık 1 milyar 440 kilovatsaat elektrik elde ettik. Bunlar azımsanacak rakamlar değildir. Ilısu Barajı da tamamlandığında yıllık 3 milyar 833 milyon kilovatsaat enerjiyi kullanıma sunmuş olacağız” dedi.
Türkiye’nin enerji konusunda çok vakit kaybettiğini ancak artık kaybedilecek bir günün bile olmadığını ifade eden Erdoğan, bölgeye ve bölge halkına önemli kazanımlar getirecek olan Ilısu Barajı’nın hem enerji hem de önemli bir ekonomik değer üreteceğini belirterek “Bugün temelini attığımız Ilısu Barajı ve hidroelektrik santrali en geç 7 yıl içinde tamamlanacak ve 2013 yılında hizmete girecek. Bu 7 yıl boyunca doğrudan ya da dolaylı olarak yaklaşık 10 bin insanımıza istihdam imkanı sağlayacak. Bununla da kalmayacak ve bu bölge bir turizm bölgesi haline gelecektir. Daha önce buradan sadece Dicle akarken, bundan sonra hem Dicle akacak hem de Ilısu Denizi oluşacak. Bölgenin havasına olumlu tesirde bulunarak çevreyi yeşillendirecek. Göletinde balık tutulup, sandalla gezilebilecek” diye konuştu.
Turizmle bağlantı bir başka konu olan tarihi ve kültürel varlıklarla alakalı olaraksa, “Türkiye için enerji gibi önemli bir diğer konu da tarihi ve kültürel mirasımızdır. Biz kültürel mirasın parayla ölçülemeyeceğini en iyi bilenlerdeniz. Eğer kültürel mirasınıza, kimliğinize sahip çıkmıyorsanız, hiçbir değer üretemezsiniz. Bu konuda herkesin hassasiyet göstermesi bizi sadece memnun eder, ama asıl meselenin bu olmadığı da gayet açıktır. Ancak burada bu konuyu istismar etmek isteyenler var” diyen Başbakan Erdoğan, bin yılların birikimini günümüze taşıyan paha biçilmez eserlerin heba edilmeyeceğine dair güvence verdi.
“Bir tarafta artan bir enerji ihtiyacı ve Türkiye’nin aydınlık geleceği var, diğer tarafta tarih, kültür ve insanların ortak mirası var. Bunu bir şekilde uzlaştırmak, ortak bir çözüm bulmak zorundayız. Hiçbirini diğeri için feda etmek söz konusu olamaz. Bu sebeple proje için temin edilen dış kredinin 25 milyon Euro’sunu Hasankeyf’in tarihi ve kültürel varlıklarının korunması ve kurtarılması için kullanıyoruz. Yine yaklaşık 53 milyarlık bir bütçeyi de sadece bu işe ayırıyoruz. Bilimin bütün imkanların kullanarak yeni bir Hasankeyf’i bütün bu eserlerle farklı bir yere taşımak suretiyle yaşatacağız. Böylece Ilısu ile Hasankeyf el ele Dicle’nin üzerinde bir gerdanlık oluşturacaklardır. Tarihi eserlerin korunması, kurtarılması ve yakın bölgelere taşınması da bu süreçte gerçekleşmiş olacaktır. Elbette baraj tamamlandığında tabi güzelliği ve kültürel değerleri ile bu bölge çok değişmiş, bir turizm merkezi haline gelmiş olacaktır” diye konuşan Başbakan Erdoğan, konuya ne kadar hassasiyetle yaklaşıldığını bir kez daha vurguladı.
Ilısu Barajı ve HES’in ülkemize hayırlı olması yolundaki temennisini dile getiren, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu büyük projeye emeği geçen herkese teşekkür etti.
Bakan Güler: “Büyük yatırımlarla, ülkemizi bir şantiye haline getirmeye devam ediyoruz”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler, temel atma merasiminde ülkemizin kalkınmasında Ilısu Barajı gibi büyük yatırımların önemini vurgulayarak, “Biz söz söyleyen değil, iş yapan; az konuşan ama çok çalışan bir hükümetiz. Sayın Başbakanımızın liderliğinde bir ekip ruhuyla ülkemizi bir şantiye haline getirmeye devam ediyoruz. Bugün temelini attığımız Ilısu Barajı sadece ekonomimizin büyüyerek dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinde rol oynayan değil, aynı zamanda bölgeye bambaşka bir çehre kazandıran, istihdam problemlerini çözen son derece önemli bir projedir. Birkaç yıl sonra şu dağları, tepeleri tanıyamayacaksınız. Hayat fışkıracak buradan” diye konuştu.

Enerjide yerli ve yabancı kaynaklar arasında denge sağlanmasının önemine değinen Bakan Güler, “Göreve geldiğimizde enerji içinde yerli kaynakların oranı %38’di. Biz yerli oranı %38’den %50’ye çıkardık ve bunun için de yaklaşık 4 yıldır elektrik fiyatlarını artırmadık. Bu projeleri ayrıca bütçeye yük olarak, sübvansiyonlarla, yapmıyoruz. Önceden geçmişle yarışıyorduk, şimdi dünya ile yarışıyoruz. Yürüttüğümüz projeler dünya ölçeğinde projelerdir. Misal olarak Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı bir asırlık projedir. Yine 1 ay içinde, dünyanın en büyük barajlarından biri olacak Ilısu Barajı’nın temelini atıyoruz. Çok kısa bir süre sonra da Afşin-Elbistan Kömür Santralinin C ve D Projelerinin ihalelerini yapacağız. Bütün bu projeleri dışarıya muhtaç olmadan yerli kaynaklarımızdan karşılıyoruz. Bundan sonra da çalışmalarımıza aynı hızla devam edeceğiz” dedi.
Projenin bu noktaya gelmesinin kolay olmadığının altını çizen Enerji Bakanı Güler, “Bu başarıların içinde alın teri var, sevinç gözyaşı var. Bu gururu bizlerle paylaştığınız için sizlere teşekkür ediyoruz” diyerek konuşmasına son verdi.
Genel Müdür Eroğlu: “Ilısu Barajı ve HES sağlayacağı yaklaşık 4 milyar kWh elektrikle enerji açısından da vazgeçilmez bir yatırımdır”
GAP’ın anahtar projesi Ilısu Barajı ve HES’in temel atma merasiminde tarihi bir ana şahitlik edildiğini kaydeden DSİ Genel Müdürü Prof. Dr. Veysel Eroğlu, GAP muhtevasındaki projelerle şu an Türkiye’de hidroelektriğin %50’sinin üretildiğini söyledi.
Geçen yıllarda Batman HES ve Şanlıurfa HES’in açılışının yapıldığını hatırlatan Prof. Eroğlu, tamamlanan projelerle bölgenin su probleminin çözümünde de büyük yol alındığını ve son yıllardaki çalışmalarla 9,5 milyon kişinin su ihtiyacının karşılandığını belirterek, “Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl Yaylak Ovası’nda ve Bozova’da binlerce hektar alan sulamaya açıldı. Ayrıca Kayacık, Ayvalı, Seve gibi barajlar hizmete sokuldu. Ayrıca Suruç Ovası’nı da sulamak için ihale yapıldı ve kısa sürede inşaatı başlayacak. Güneydoğu’daki 9 ilin içme suyu problemini çözmek için de önemli adımlar atılmıştır. Nitekim Şanlıurfa’nın su meselesi 2040 yılına kadar çözülmüştür. Gaziantep’in ilave su tesisleri geçtiğimiz yıl açılmıştır. Yıllardır sıkıntı çeken Kilis’e acil içme suyu sağlanmıştır. Kahramanmaraş’ın suyu Ayvalı Barajı ile teminat altına alınmıştır. Mardin civarına da 2007 yılı içinde suyu getireceğiz. Şırnak’a müjdemiz var. DSİ Şırnak’a suyu, Mizil kaynaklarından getirecektir” diye konuştu.

Türkiye’de yağışların bölge ve dönemlere göre büyük değişiklikler arz etmesi sebebiyle baraj yapımının bir zaruret olduğunu vurgulayan Genel Müdür Eroğlu, barajların kışın biriktirilen suyun yazın kullanılmasına imkan sağladığını söyledi. Ilısu Barajı’nın da nehrin akış rejimini düzenleyeceğini ve böylece sadece Türkiye için değil, Suriye ve Irak için de faydalı olacağını belirten Prof. Dr. Eroğlu, gövde itibariyle Atatürk Barajı’ndan sonra 2. büyük baraj olan Ilısu Barajı ve HES’in sağlayacağı yaklaşık 4 milyar kWh elektrikle enerji açısından da vazgeçilmez bir yatırım olduğunun altını çizdi.
Tesisin bölge insanına sağlayacağı büyük ekonomik faydanın gözden çıkarılamayacağını ifade eden Eroğlu, yüzde yüz dış kredi ile yapılacak tesis için belirlenen kaynaktan Hasankeyf’in kurtarılması için 25 milyon € para ayrıldığını ve tarihi eserlerimize ve kültürümüze her zaman sahip çıkan DSİ’nin bundan sonra da aynı şekilde hizmet vermeye devam edeceğini dile getirdi.
Bu projenin başlatılmasında başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler ile konsorsiyum temsilcileri olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür eden Prof. Dr. Eroğlu, barajın en kısa zamanda bitirileceğini söyleyerek açılışının da hep birlikte yapılmasını temenni ettiğini söyledi.
Yapılan konuşmaların ardından temeli atılan Ilısu Barajı ve HES, 84 ay içinde bitirilerek 2013 yılında işletmeye alınacaktır.
ILISU BARAJI ve HES
Mardin ve Şırnak illeri sınırları içinde kalacak olan Ilısu Barajı ve HES, dünyanın en büyük su projelerinden birisi olan GAP’ın temel unsurlarından biridir. 9 ili kapsayan sosyoekonomik entegre kalkınma projesi GAP muhtevasında inşası planlanan 22 barajdan biri olan Ilısu, Dicle Nehri üzerinde yer alan anahtar bir projedir.
Ilısu Projesi’nin Tarihçesi ve Tanımı
Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi (Ilısu Projesi), 1954 yılında Dicle Nehri’nin toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesine ilişkin çalışmalar doğrultusunda, DSİ tarafından başlatılmıştır.
Ilısu Barajı; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Suriye sınırına yaklaşık 45 km. mesafede, Dicle Nehri üzerinde inşa edilecek olup, tamamlandığında 1 200 MW kurulu güç ile yılda ortalama 3 833 GWh enerji üretecektir.
Tesis işletmeye alındığında; gövde hacmi açısından Türkiye’nin 2. kurulu güç bakımından da 4. büyük barajı olacaktır.
Ilısu Projesi’nin Önemi
-
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık vizyonunun içinde yer alan, önemli bir yatırım projesidir.
-
Ülkemizin; refah, çağdaşlık ve gelişmişlik adına hayati bir projesidir ve bölge huzurunu tesis edecek, enerji problemine çare olacaktır.
-
Başta Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak İlleri olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tamamının kalkınmasına katkıda bulunacaktır.
-
Yukarıda sayılan bölgelerde, inşaat süresince çalışanlar ve aileleriyle birlikte 80 000 kişinin geçimine imkan sağlayacaktır.
-
Tamamlandığında, üreteceği yıllık ortalama 3,833 milyar kWh enerji ile ekonomimize yılda 300 milyon ABD Doları katma değer temin edecektir.
-
İnşaatı süresince, yukarıda sayılan bölgelerde, 600–700 milyon ABD Doları tutarında bir ticari faaliyet de sağlayacak ve bölge halkını refaha ulaştıracaktır.
-
Ilısu Baraj Gölü altında kalan mevcut yol, köprü, demiryolu ve köylerin yeniden ve çağdaş bir teknikle yapılmasını sağlayacaktır.

Ilısu Projesi’nin Finansmanı
Ilısu Projesi için sağlanacak toplam dış kredi tutarı 1 200 000 000 €’dur. Temin edilen bu kredi içerisinde “Hasankeyf tarihi ve kültürel varlıklarının korunması ve kurtarılması” için kullanılacak olan 25 000 000 € da bulunmaktadır.
Ilısu Projesi Bünyesinde Çevre Etki Değerlendirme(ÇED)
1999–2001 yılları arasında yaptırılan ÇED Raporu; Türk mevzuatı, Dünya Bankası ve IFC kriterleri doğrultusunda HCE firması tarafından güncellenmiş ve hem DSİ hem de yatırımcı kredi kuruluşları tarafından onaylanmıştır.
Yeniden Yerleşim Eylem Planı (YYEP)
Bir yatırım projesinin olumsuz tesirleri engellemek, sebep olduğu fiziksel kayıpları tazmin etmek ve projeden etkilenen insanlara gelişme imkanları sağlamak için hazırlanan Yeniden Yerleşim Eylem Planı, Ilısu Projesi muhtevasında 1999–2001 yılları arasında Türk mevzuatı, Dünya Bankası ve IFC kriterleri doğrultusunda hazırlanmış ve onaylanmıştır.
Hasankeyf Kültür Varlıklarının Korunması ve Kurtarılması
Uzun bir tarihi geçmişe sahip olan Hasankeyf’teki kültürel varlıkların korunması maksadıyla; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Ilısu Konsorsiyumu koordinasyonunda hazırlanan, Hasankeyf Master Rehber Projeleri Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi makamları tarafından onaylanmıştır.
Ilısu Projesi’nin maksimum su kotundan etkilenmeyen Hasankeyf Yukarı Şehir Alanı’nda yer alan kültürel varlıklar, bu bölgenin geliştirilmesiyle birlikte bir “Arkeolojik Park ve Açık Hava Müzesi”nde yeniden hayat bulmaya devam edecektir.
Hasankeyf’in %80’den fazlası Ilısu Barajı suları altında kalmayacaktır. Bu bağlamda Yukarı Şehir’de bulunan onlarca mezar, türbe, höyük, eski kalıntılar ve 4200 mağara ev, Ilısu Baraj Gölü’nden etkilenmeyecektir. Bölge yukarıda belirtildiği şekilde “Arkeolojik Park ve Açık Hava Müzesi” olarak düzenlenecek ve Hasankeyf Yeni Kültürel Park Alanı ile birlikte “Türkiye’nin ve Dünyanın Kültür ve Turizm Cazibe Merkezi” olacaktır.
Ilısu Baraj Gölü altında kalacak olan bütün kültürel varlıklar ve yerleri YYEP çalışmaları çerçevesinde belirlenmiştir. Bu kültürel varlıklar Ilısu Barajı ve HES Projesi’nin 7 yıllık inşaatı süresince kazılarla çıkarılıp korunacaktır.
Her yıl için %15’lik yüzey çalışması ve %15’lik kazı ve taşımanın yapılacağı kabul edilmektedir. Bu kabule göre yüzey çalışmaları, kazılar ve taşımalar için ayrılan tahmini bütçe 53 000 000 ABD Doları olarak belirlenmiştir.