DSİ Genel Müdürlüğü
BASIN BÜLTENLERİ
 


DSİ HİZMET ZİNCİRİNE YENİ HALKALAR EKLİYOR


           

DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 16 Kasım 2007 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen 66 adet tesisin açılış, 1 adet tesisin de temel atma merasimine, Çevre ve Orman Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel EROĞLU, Artvin Milletvekili Ertekin ÇOLAK, Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Hasan Zuhuri SARIKAYA, Müsteşar Yardımcıları Mustafa ELDEMİR, Sedat KADIOĞLU, Musa DEMİRBAŞ, Dr. Mahir KÜÇÜK, DSİ Genel Müdürü Haydar KOÇAKER, Orman Genel Müdürü Osman KAHVECİ, Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol Genel Müdürü Mustafa YÜKSEK, Milli Parklar Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal YALINKILIÇ, Temsan Genel Müdürü Osman KADAKAL, DSİ Genel Müdür Yardımcıları, daire başkanları, çok sayıda basın mensubu ile kurum çalışanı iştirak etti.




Hizmete alınacak 65 taşkın koruma ve 1 adet sulama tesisi ile; 2’si il, 14’ü ilçe merkezi olmak üzere toplam 125 yerleşim birimi ile toplam 21 200 hektar tarım arazisi taşkınlardan korunacak, 12 250 hektar tarım arazisi sulanacaktır.

Temeli atılan Artvin-Erzurum I. ve III. Kısım Yolu ile Artvin – Erzurum ulaşımı daha rahat ve güvenilir olacak, Deriner Barajı’nın rezervuar hacminden olumsuz etkilenmesi engellenecektir.

Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel EROĞLU: DSİ zamanla yarışıyor.

           
Konuşmasına DSİ tarafından hizmete alınacak ve temeli atılacak tesisler ile alâkalı bilgi vererek başlayan EROĞLU “DSİ bugün 65 adet taşkın koruma, 1 adet sulama tesisini hizmete alıyor, Artvin- Erzurum Devlet Yolu I. ve III. Kısmın ise temelini atıyor. Bu yolun Artvin için atardamar vazifesi gördüğünü ben yakinen biliyorum. DSİ olarak yol yapımına da başladık. Evet, biz barajlar dolayısıyla su altında kalan yolların relokasyonu maksadıyla yeni yollar yapıyoruz. Ama eski yollar yerine çok daha muhteşem standartlara uygun yollar yapıyoruz.”dedi.

            DSİ’nin ve Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren  EROĞLU “2006 yılında I. Taşkın Sempozyumu adıyla bir sempozyum düzenledik. Bu sempozyumun çok faydalı olduğu kanaatindeyim. Ayrıca 2006 yılında Başbakanlığımız tarafından taşkın genelgesi yayımlandı. Bu genelge fevkalade önemlidir. Bu genelge ile taşkın konusunda bütün yetki DSİ Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. DSİ olarak 2007 yılını “Derelerimi Geri İstiyorum Yılı” ilan ettik, ve aynı yıl Antalya’da “Nehir Havzaları Yönetimi” adıyla kongre tertip ettik. Bunların hepsi taşkın konusuna verdiğimiz önemin göstergesidir. Taşkın konusunda yapılması gereken önemli çalışmalardan biri de ağaçlandırmadır. Bu maksatla biz milli ağaçlandırma seferberliği ilan ettik. Bu seferberlikle 2012 yılı sonuna kadar 2 300 000 hektar alanı ağaçlandırılmış olacağız.”diye konuştu.

            2013 yılına kadar su kaynaklarımızın kullanımı ile alâkalı önemli hedefleri olduğunu ifade eden EROĞLU “Bizim hedeflerimiz en azından 2013 yılına kadar hidroelektrik potansiyele en azından 10 – 12 000 MW kurulu güç ilave etmek, 600 – 700 bin hektar araziyi modern tekniklerle sulamak, eldeki mevcut yaklaşık 400 – 500 adet taşkın koruma ve küçük su işleri tesisini bitirmek ve tabii ki içme suyunda da 2023 yılı hedeflerini 2013 yılına kadar gerçekleştirmek istiyoruz. Yani biz büyük düşünüyoruz. Hedefimiz ülkemizin 2013 yılında dünya devletleri arasında ilk 10 büyük devlet arasına yerleştirmektir.”dedi.

            Edirne’de meydana gelen taşkınlarla alâkalı bilgi veren EROĞLU “Biliyorsunuz Meriç Nehri’ndeki taşkınlar yöreye büyük zarar veriyordu. Tabii İpsala’da yapılan seddelerin, drenaj kanallarının, önemi çok büyüktür. Esasen orada DSİ geçtiğimiz yıl yaşanan feyezanda sırf çeltikçilerin zarar görmemesi için 1,5 – 2 yılda yapılması gereken işi yaklaşık 60 günde yapmıştır. Bu kolay değildir ama bunla ne kazandık? Bununla tam 100 trilyon yani 100 milyon YTL’lik bir dışarıdan çeltik ithal edilmesinin önüne geçtik, oradaki vatandaşımızın refahı, mutluluğu için gerekliydi, bunu sağladık. Bakın bu gecikmiş olsaydı 100 milyon YTL yaklaşık 90 milyon USD para yurtdışına ithalat için ödenecekti. Bu olmadığı gibi vatandaşın cebine girdi. Hızlı çalışmanın, zamanla yarışmanın bir neticesidir bu. Herkesi tebrik ediyorum.”diye konuştu.

            Artvin-Erzurum I. ve III. Kısım Yol İnşaatının temel atma merasimi ile alâkalı da bilgi veren EROĞLU “Tabii bu arada Artvin’deki baraj yolumuz da Artvinimizin dünyaya açılan bir kapısı olacaktır. Gerçekten bu yolun bitmesinin ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Barajda su tutmayla beraber yolun bitmesi lazım. Buna da büyük önem vermemiz lazım. Bu temelin bugün atılmasının da anlamı büyüktür. İnşallah en kısa zamanda bu yolun açılışını gerçekleştiririz.”dedi.

            EROĞLU konuşmasını “Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Büyük hedeflere doğru koşan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bütün mensuplarına, DSİ’nin gerçekten çok kıymetli çalışanlarına gönülden teşekkür ediyorum. İnşallah bu tesisler ülkemizin mutluluğuna, ilerlemesine vesile olur. Bir ateş olur diye düşünüyorum.” diyerek bitirdi.                  

DSİ Genel Müdürü Haydar KOÇAKER: Son dört yılda 148 adet taşkın tesisini hizmete aldık.

Konuşmasına ülkemizin içinde bulunduğu coğrafya ve çeşitli faaliyetlerin taşkın üzerindeki etkileri hakkında bilgi vererek başlayan KOÇAKER “Ülkemiz dünyanın yarı kurak iklim kuşağında yer almaktadır. Yağışların mevsimlere göre dağılımı ve yoğunluğu düzensizlik göstermektedir. Ülkemizin doğu ve iç bölgelerinde kış mevsiminde yağışların kar şeklinde olması, bahar aylarında sıcaklığın aniden artması ve yağmur şeklindeki yağışların gelmesi ile nehirlerin debileri yükselmekte, nehir yatağından taşan sular taşkına sebep olmaktadır. Bununla birlikte yazın meydana gelen yoğun, kısa süreli yağışlar da taşkın ve sellere sebep olabilmektedir. Özellikle Türkiye gibi ekonomik gelişme faaliyetinin yoğun bir biçimde devam ettiği coğrafyada, sanayileşme ve sektör çeşitliliğinin beraberinde getirdiği şehirleşme süreci, akarsu havzalarının muhtelif kesimlerindeki insan faaliyetinin çeşitliliğini ve yoğunluğunu da büyük ölçüde arttırmaktadır. Bu durum ise havza bütünündeki hidrolojik dengeyi bozmakta ve neticede büyük miktarda can ve mal kaybına yol açan taşkın afetleri yaşanmakta, ormanlar ve meralar tahrip edilmekte, bütün bu şartlarda taşkın afetleri giderek daha büyük boyutlarda ve daha fazla sayıda görülmektedir. İklim değişikliğinin neticesinde yağış rejiminde meydana gelen düzensizlik ile beraber söz konusu artış daha da büyümektedir.” diye konuştu.

Taşkın sebepleri hakkında da bilgi veren KOÇAKER “Yerleşim yerlerinin gelişi güzel artması neticesinde tabii yapının değişmesi, iklim değişimi neticesinde nehirlerin hidrolojik rejimlerinin değişmesi, nehir üzerindeki mühendislik yapıları, uygun olmayan zirai faaliyetler, orman alanlarının kesilmesi, havzada hızlı bir şekilde oluşan yapılaşma neticesinde yüzeysel akışın hızlanması, akış katsayısı ve debinin artması sayılabilir.”dedi.

            DSİ Genel Müdürlüğü’nün taşkını önleme konusunda yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren KOÇAKER “DSİ Genel Müdürlüğü kurulduğu 1954 yılından günümüze kadar 37’si baraj 4 364’ü taşkın tesisi olmak üzere, toplam 4 401 adet taşkın koruma tesisi inşa edilerek işletmeye açmış ve 977 bin hektar alanı taşkından korumuştur. Ülkemizde son 20 yılda meydana gelen taşkınların verdiği maddi zarar yaklaşık 2,5 milyar YTL’dir. Sel ve taşkın felaketlerinin önlenmesi maksadıyla son dört yılda da yoğun çaba harcanmış ve 148 adet taşkın koruma tesisi hizmete alınmıştır. Bu tesislerle 10 il ve 39 ilçe merkezi, 316 yerleşim birimi ve 95 253 hektar arazi taşkınlardan korunmuştur. Ülkemizde cereyan eden taşkınların yıkıcı etkilerini en az seviyeye indirmek maksadıyla Başbakanlık tarafından genelge yayımlanmıştır. Genelge ile taşkınların önlenmesi ve yol açtığı kayıpların giderilmesi konusunda DSİ Genel Müdürlüğü yetkilendirilmiştir. Kurumumuz 10-12 Mayıs 2006 yılında “I.Ulusal Taşkın Sempozyumu”nu organize etmiştir. Sempozyumda, Türkiye’de taşkın afetleri, taşkın yönetimi çalışmaları, taşkın erken uyarı sistemleri, İmar mevzuatı ve şehirleşme, taşkınların doğal hayata etkisi, taşkın periyodunda su yönetimi, arazi kullanma durumu ve değişiminin taşkınlara etkisi gibi konularda bildiriler sunulmuş ve fikir alışverişinde bulunulmuştur. Plansız yapılaşma sebebiyle yok olan veya ıslah edilmediği için hastalık saçan derelerin tekrar hayata döndürülmesi için yapılan ıslah çalışmalarını ön plana çıkarmak, kurum ve kuruluşları teşvik etmek gayesiyle 2007 yılını “Derelerimi Geri İstiyorum” yılı ilan etmiştir. Ayrıca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü nehir havzalarının doğru yönetilmesi maksadıyla Dünya Su Konseyi ile işbirliği içinde 22-24 Mart 2007 tarihleri arasında Antalya’da “Nehir Havzaları Yönetimi Kongresi”ni gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye devam edecektir.”diye konuştu.

Konuşmasında hizmete alınan ve temeli atılan tesisler hakkında da bilgi veren KOÇAKER “Bugün burada 66 adet tesisin açılışını ve bir adet tesisin de temel atma merasimini gerçekleştirmek için bir arada bulunmaktayız. Açılışı yapılacak bu tesislerin 1 adedini, 2007 yılında işletmeye açılan ve bugün 1 tesis olarak kabul edilen 374 adet işletme sondaj kuyusu, 65 adedini ise taşkın koruma tesisi oluşturmaktadır. Hizmete alınan 65 adet taşkın koruma tesisi ile; 2’si il, 14’ü ilçe merkezi olmak üzere toplam 125 yerleşim birimi ile toplam 21 200 hektar tarım arazisi taşkınlardan korunmuştur. Diğer taraftan ülkemiz genelinde hizmete alınan 374 adet işletme sondaj kuyusu ile 12 250 hektar tarım arazisinin sulanması sağlanmıştır. Hizmete alınacak bu tesislerin yanı sıra bugün bir tesisin de temelini atacağız. Temelini atacağımız Artvin-Erzurum I. ve III. Kısım Yolu ile Artvin – Erzurum ulaşımı daha rahat ve güvenilir olacak, Deriner Barajı’nın rezervuar hacminden olumsuz etkilenmesi engellenecektir. 1960’lı yıllarda yapılan ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan yol güzergâhı yenilenecektir. Temelini atacağımız ve hizmete alacağımız tesislerin 2007 yılı itibariyle toplam maliyeti yaklaşık 260 milyon YTL’dir.”dedi.

KOÇAKER konuşmasını “Bugün hizmete alacağımız ve temelini atacağımız tesisler ülkemiz için büyük önem taşımaktadır. Bu da bizim mutluluğumuzu bir kat daha arttırmaktadır.  Bu duygularla, her zaman desteği ile bizlere güç veren başta Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a, Çevre ve Orman Bakanımız Prof. Dr. Veysel EROĞLU’na, Çevre ve Orman Bakanlığımızın üst düzey bürokratlarına, Bakanlarımıza, yüklenici firmalara ve DSİ mensubu kıymetli mesai arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyor, tesislerimizin ülkemize ve siz değerli halkımıza hayırlı olmasını diliyor, saygılarımı sunuyorum.” diyerek bitirdi.

            Edirne Valisi Nusret MİROĞLU: DSİ’nin Edirne ili için yaptığı çalışmaları takdir ediyoruz.

Konuşmasına DSİ tarafından yapılan çalışmalarla ilgili bilgi vererek başlayan MİROĞLU “Meriç Nehri’nin Ege Denizine döküldüğü noktadaki su potansiyeli 8 milyar m3/yıl’dır. Meriç Nehri geçmişten bu güne kadar çok sayıda taşkın yaparak meskûn mahal ve tarım arazilerini su altında bırakmıştır. Meriç Nehri taşkınlarından korunmak amacıyla
DSİ tarafından 1950’li yıllardan itibaren taşkın koruma amaçlı seddeler inşa edilmiştir. Bu güne kadar Kapıkule’den Enez’e kadar meskûn mahalleri koruma amaçlı 133 km kış seddesi ve tarım arazilerini koruma amaçlı 172 km yaz seddeleri inşa edilmiştir.” dedi.

Konuşmasına Meriç Nehri İpsala Sedde ve Drenaj Kanalları ile alakalı bilgi vererek devam eden MİROĞLU  “DSİ tarafından projelendirilen ve yapımına 1998 yılında başlanan, bugün açılışını yapacağımız Meriç Nehri İpsala Sedde ve Drenaj Kanalları inşaatının proje bedeli 2007 yılı fiyatlarıyla 35 milyon YTL’dir. İşin muhtevasında 58 304 m yaz seddesi 6 525 m kış seddesi, yükseltilmiş 2 580 m yeni sedde, 10 adet menfez ve 23 732 drenaj kanalı yapılmıştır. Proje’nin bitirilmesiyle 17 297 hektar tarım arazisi taşkından korunmuş, kıyı oyulmaları önlenmiş ve 1 733 hektar tarım arazisinin drenajı sağlanmıştır. Bu iş dışında son 3 yılda idari imkânlarla Meriç Nehri’nde yapılan sedde 98 km olup, 1 910 000 m3 dolgu yapılmıştır. Ayrıca Meriç Nehri’nin kendi topraklarımızdan geçen 12,5 km’lik kısmında bulunan kum adalarının temizliği kapsamında 2006 ve 2007 yıllarında toplam 900 000 m3 rusubat temizliği yapılarak yatak kapasitesi arttırılmıştır. Meriç Nehrinde sedde ve yatak temizliği çalışmaları devam etmektedir.”diye konuştu.

MİROĞLU konuşmasını “Bu tesisin hizmete alınmasında emeği geçen herkese başta Çevre ve Orman Bakanımıza, DSİ Genel Müdürümüze, müteahhitlerimize şükranlarımı sunuyor, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”diyerek bitirdi.


DSİ XXVI. Bölge Müdürü Sezai SUCU: Bu yol ile Artvin-Erzurum arası daha güvenli olacak.

Konuşmasında temeli atılacak Artvin-Erzurum Devlet Yolu I. ve III. Kısım hakkında bilgi veren SUCU “60’lı yıllarda yapılmış olan yolların standartları yükseltilerek Artvinimize kazandırılacaktır. Bu yol ile Artvin – Erzurum ulaşımı daha rahat ve güvenilir olacak, Deriner Barajı’nın rezervuar hacminden olumsuz etkilenmesi engellenecektir. 1960’lı yıllarda yapılan ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan yol güzergâhı yenilenecektir ve ileride vatandaşlarımızın hizmetine sunulacaktır.”diye konuştu.

DSİ Genel Müdürü Haydar KOÇAKER tarafından Çevre ve Orman Bakanımız Prof. Dr. Sayın Veysel EROĞLU’na verilen plaketin ardından Edirne ve Artvin’den yapılan canlı bağlantı ile açılış ve temel atma merasimi gerçekleştirildi.

 

 

DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BASIN MÜŞAVİRLİĞİ

20.11.2007

 

Son Güncelleme:  

 
DSİ Genel Müdürlüğü